Başarıya Hasret Öğrenciler: Neden Yerinde Sayarlar, Nasıl Döngüyü Kırarlar?
“Başarıya hasret” dediğimiz öğrenci tipi, genellikle kapasitesiz olduğu için değil; yanlış alışkanlıkları yıllarca taşıdığı için yerinde sayar. Bu yazı kimseyi suçlamak için değil, bir ayna tutmak için yazıldı. Eğer bazı maddeler sana tanıdık geliyorsa iyi haber şu: Bu döngüler öğrenilmiş davranışlardır ve doğru sistemle değiştirilebilir.
1) Denemeden kaçma: Gerçeklerden saklanma refleksi
YKS’de zorlanan birçok öğrenci AYT denemelerinden kaçınır. “Konu eksiğim var, önce konuları bitireyim sonra denemeye girerim” der. Deneme günü geldiğinde kütüphanede soru çözmek ya da video çözüm izlemek daha güvenli hissettirir; çünkü deneme, acı bir gerçeği gösterir: hızın, dikkatin ve bilgin şu an nerede?
Sorun denemenin zor olması değil; denemeyi kişisel değer yargısına çevirmek. Deneme “ben başarısızım” demek değildir. Deneme “bugün hangi hatayı yapıyorum?” demektir.
2) Erteleme ve düşük enerji: “Sonra yaparım”ın bedeli
Başarıya hasret öğrenciler, genellikle sabah erken kalkmayı sevmez. Sürekli “kütüphaneye gideceğim” diye plan yapar ama planı uygulamaz. Zihni yorulunca zor dersleri ertelemeyi alışkanlık haline getirir: “Bugün matematik ağır, yarın bakarım.” Yarın gelir, aynı döngü tekrarlar.
Bu noktada sorun motivasyon değil, ritim eksikliğidir. Motivasyon değişkendir; ritim sabittir. Ritim yoksa disiplin de yoktur.
3) Akılcı hedef yokluğu: “Bir sıralama görelim” tuzağı
“Önce bir puanım gelsin, sonra meslek seçeriz” yaklaşımı bazı öğrencileri belirsizliğe iter. Hedef belirsizse plan da belirsiz olur. Belirsiz plan, günlük kararları duygulara bırakır: bugün istek varsa çalışılır, yoksa çalışılmaz.
Akılcı hedef; tek bir “uç sıralama” hayali değil, ölçülebilir ara hedeflerdir: haftalık deneme sayısı, analiz sayısı, konu tamamlama yüzdesi, tekrar programı gibi.
4) Kolay derslere sığınmak: Güçlü tarafın arkasına saklanmak
Başarıya hasret öğrenci, sevdiği derslere aşırı zaman ayırır ve çoğunlukla aynı tarz, aynı kaynak üzerinden devam eder. Bu psikolojik olarak rahatlatır; ama neti yükseltmez. Çünkü sınavın kazandırdığı şey, güçlü tarafı daha güçlü yapmak değil; zayıf tarafı “yarışa dahil edecek seviyeye” çekmektir.
Gerçek ilerleme, zor derse düzenli temasla gelir. Zor ders “canın isteyince” değil, plan gereği çalışılmalıdır.
5) Devamsızlık ve kopuş: “Bu sene olmayacak” bahanesi
Kurs veya okul devamsızlıkları arttıkça kopuş başlar. Kopuş başladığında öğrenci kendini korumak için erken bir hikâye yazar: “Bu sene olmayacak, mezuna bırakırım.” Sonra bunu mantıklı göstermek için çevresine tekrar eder: “Seneye çok çalışacağım.”
Burada acı gerçek şu: Bugün düzen kuramayan öğrenci, yarın mucizeyle düzen kurmaz. Mezunluk bazen doğru bir karar olabilir; ama çoğu zaman sadece ertelemenin yeni adı olur.
6) Bahane üretmek: Kontrol edemediklerine odaklanmak
Ders anlaşılmadığında eksiklere odaklanmak yerine çevrede hata aramak çok yaygındır: “Hoca iyi anlatmıyor”, “Soru çözen yok”, “Sınıf soğuk”, “Klima çalışmıyor” vb. Bunların bazıları gerçekten problem olabilir. Ama temel soru şudur: “Bu problem çözülene kadar ben ne yapacağım?”
Başarılı öğrenci, koşullar iyi olmasa bile süreci yönetmenin bir yolunu bulur. Başarıya hasret öğrenci ise kontrol edemediklerine tutunur; çünkü bu, sorumluluğu azaltır.
7) Düzensiz ortam ve mola küçümsemesi: Zihni yakmak
Çoğu zaman çalışma ortamı düzensizdir; dikkat sık dağılır. Buna rağmen “mola gereksiz” diye düşünürler. Sonuç: stres artar, tükenmişlik gelir, verim düşer. Beyin, uzun süre aynı odakta kalabilen bir makine değildir. Dinlenme planı olmayan program sürdürülemez.
8) Yanlış kaynak seçimi ve gerçeklikten kaçış
Kaynak seçerken kendi seviyenle yüzleşmek istemezsin; arkadaş çevresi ya da YouTube reklamları yönlendirir. Kaynak ya çok kolay kalır (gelişim durur) ya da çok zor olur (moral kırılır). Üstüne sınav kaygısı eklenince stres yükselir ve öğrenci süreçten erken kopar.
Doğru kaynak, “en popüler” olan değil; senin seviyeni bir üst basamağa taşıyan kaynaktır.
Döngüyü kırmanın kısa yolu: Sistem kur, kaçma
Bu yazıdaki maddeler sert gelebilir, çünkü gerçekçi. Ama aynı zamanda umut verici: Bu davranışların hepsi değiştirilebilir. Denemeden kaçmak yerine denemeyi ölçüm aracı yap. Erteleme yerine küçük günlük rutin kur. Zayıf derse düzenli temas et. Bahane yerine çözüm üret. Kaynağı seviyene göre seç. Ve en önemlisi: Koçluk/mentörlük gibi düzenli takip mekanizmasıyla planını denetlenebilir hâle getir.
Başarı, bir anda gelen bir duygu değil; doğru alışkanlıkların birikimidir.